ŞİŞLİ KATILIMCI BÜTÇE ÇALIŞMASI TÜRKİYE VE DÜNYAYA TANITILDI

ŞİŞLİ KATILIMCI BÜTÇE ÇALIŞMASI TÜRKİYE VE DÜNYAYA TANITILDI

 

Katılımcı demokrasinin en somut adımlarından biri olan Katılımcı Bütçe anlayışı, Şişli’de  “Katılımcı Bütçe-BENİM BÜTÇEM” adı altında hayata geçirildi. Yaklaşık bir yıldır devam eden çalışma sonunda ortaya çıkan proje, hafta sonu Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen konferansla kamuoyuna tanıtıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı Katılımcı Bütçe Konferansı’nda katılımcı bütçe anlayışının İstanbul ve Türkiye çapında yaygınlaştırılması ve geleceğe aktarılması konusunda da fikir alışverişi yapıldı.

 

Türkiye’nin mahalle temelli ve aktif vatandaş odaklı ilk Katılımcı Bütçesi “Benim BÜTÇEM”, Şişli Belediyesi ve Şişli Kent Konseyi öncülüğünde Şişli’nin 25 mahallesinde yaşayan vatandaşların katılımıyla hayata geçirildi. Dünyada 3 bine yakın belediyede uygulanan Katılımcı Bütçe çalışmaları, bu boyutlarıyla ilk kez Türkiye’de bir belediyede uygulanma imkânına kavuştu.

 

Yoğun bir hazırlık sürecinden sonra hayata geçirilen Katılımcı Bütçe’nin her adımında elde edilen verilerin paylaşılması, başka belediyeler ve kent konseyleriyle tartışarak katılımcı bütçe çalışmasının geleceğe aktarma yollarının aranması amacıyla Şişli Belediyesi ve Şişli Kent Konseyi’nin ortaklığında bir konferans düzenlendi. 6 Kasım’da Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve Şişli Kent Konseyi Başkanı Şükran Eroğlu’nun ev sahipliğinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen katılımcı Bütçe Konferansı’na CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilleri, belediye başkanları, farklı il ve ilçelerin kent konseylerinden temsilciler, Katılımcı Bütçeyi daha önce uygulayan belediyelerden temsilcilerin yanı sıra Şişli Katılımcı Bütçe mahalle sözcüleri ve vatandaşlar da katıldı.

 

“Katılımcı bütçe demokrasinin güçlenmesi demektir”

 

Törende konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katılımcı bütçenin doğrudan demokrasinin yaygınlaşmasında önemli bir adım olduğunun altını çizerek, “Hepimiz vergi veriyoruz, bazen bilerek bazen farkında olmadan. Vergiyi vermeye mecburuz; ama bütün mesele bizim verdiğimiz vergiler ne oluyor? Demokrasinin de çıkış kaynağı bu aslında. Benden vergiyi alıyorsun, niçin aldığını da söylüyorsun, peki bu vergileri nereye harcıyorsun? Bu sorunun sorulduğu ülkelerde demokrasi gelişmiştir” dedi. Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Yerel yönetimler bütçe yapar. Merkezi yönetimler bütçe yapar; ama çoğumuz o bütçe rakamları içinde kaybolur gideriz. Acaba, bizim tercihlerimize uygun bir bütçe yapılıyor mu? Madem vergi veriyorum, o zaman bu vergileri nereye harcayacağımıza birlikte karar verelim. Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin bu çalışmayla sadece Şişli’ye değil, bütün belediye başkanlarına da katılımcı bütçe yapmanın ne kadar önemli olduğunu ve başkanların yükünü hafiflettiğini gösterdi. Çünkü, her şeyi şeffaf yapıyorsunuz, kent bunu denetliyor, dolayısıyla harcamaların hesabını kentliye veriyorsunuz. Sokakta, parkta her yerde rahatça gezebiliyorsunuz; çünkü aldığınız her kuruşun hesabını verebiliyorsunuz. Katılımcı bütçe demokrasinin güçlenmesi demektir. Siyasetçinin halkına hesap verebilmesi demektir. Politikacıysanız millete hesap vereceksiniz ve millete hesap vermenin onurlu bir görev olduğunu da asla unutmayacaksanız. Çünkü, harcadığınız para sizin paranız değil. Demokrasiyi geliştirdiğiniz anda toplum huzura kavuşacak, gençler geleceğe umutla bakacak, anneler çocuklarını gülerek, severek büyütecekler, üniversiteler bilgi üretecek, katma değerli ürünler üreteceğiz ve dolasıyla hep beraber maviliklere yürüyeceğiz”

 

“Demokrasiyi daha yaşanabilir bir hale getiriyoruz”

 

Konferansta konuşma yapan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin şunları belirtti: “31 Mart yerel seçimleri öncesi, ‘toplumcu belediyecilik’ dedik. Katılım sözü verdik. Amacımız, vatandaşın en altta yer aldığı bu piramidi ters çevirmek ve başka bir yönetimi mümkün kılmaktı. Bu yılın başında, katılımcı demokrasinin en somut adımlarından biri olan, katılımcı bütçe anlayışını ‘Benim BÜTÇEM’ adıyla Şişli’de hayata geçirmek için adım attık. Bütçeyi yapmak kadar bu işin özü ve felsefesi de önemli.  Çünkü biz ‘Benim BÜTÇEM’ ile sadece belediye bütçesini konuşmuyoruz. Aynı zamanda doğrudan demokrasinin mahalle düzeyinde yaygınlaşması için çalışıyoruz. Benim BÜTÇEM, vatandaşın sesini yeniden yükseltiyor ve aktif vatandaşlığı güçlendiriyor. Mali şeffaflığı ve hesap verilebilirliği garanti ederek, finansal demokrasinin kurulmasını sağlıyor. ‘Şeffaf bütçe’ sayesinde komşularımız vergilerinden elde edilen gelirin nasıl ve nereye harcandığını öğreniyor ve hesap sorabiliyor. Bu çalışma, komşularımıza 4-5 yılda bir tekrar eden seçimlerin dışında kamusal hayata katılmaları için yeni bir fırsat sunuyor. Komşularımız, siyasetçiler, idareciler ve bürokrasi doğrudan birbirleriyle temas kuruyor. Böylece seçmenlerle yönetim görevini yürütenler arasında yeni, daha adil ve sürdürebilir ilişkiler kuruluyor. Özetle, Katılımcı Bütçe-Benim BÜTÇEM ile demokrasiyi yaşanır hale getiriyoruz. İşte bu nedenle, Benim BÜTÇEM’in sadece Şişli’nin değil, Türkiye’nin geleceği için atılan çok kıymetli bir adım olduğuna yürekten inanıyorum”

 

“Bizim belediyecilik anlayışımızla örtüşen proje”

 

Konferansta söz alan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez de şunları söyledi: “Bugün burada, Şişli’de ortaya konan örneği, hayata geçirilen iradeyi, birlikte bir şeyleri araştırma, kararlaştırma ve uygulama duruşunu Saadet Partisi olarak gerçekten önemsiyoruz. Biz, Şişli’nin belediyesi ve kent konseyiyle, başkanı ve insanıyla, şehri ve hemşehrisiyle ortaya koyduğu ‘Benim Bütçem’ çalışmasını ve çabasını hem saygıya hem de katkıya değer görüyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımıza yakın ve yatkın bu türden uygulamalara şahit olmak, hem onur hem de gurur verici”

 

“Kent konseylerine önemli görevler düşüyor”

 

Törende konuşan Şişli Kent Konseyi Başkanı Şükran Eroğlu ise şunları aktardı: “Kent konseyleri, katılımcı demokrasinin yerel yönetimlerde gelişmesini sağlayacak en önemli kurumlar. Sürecin işlemesinde, başta kırılgan gruplar olmak üzere ilçemizdeki tüm sosyal, kültürel grupların fikirlerinin alınmasında önemli bir görev üstlendik. Bu yıl içinde bazı büyükşehir, kent ve ilçelerimizde farklı farklı yöntemlerle katılımcı bütçe deneyimlerine adım atılması bizleri daha da heyecanlandırıyor.”

Konferansın ikinci bölümünde mahalle bütçe komite üyeleri deneyimleri aktarırken, Prof. Dr. Burhan Şenatalar ve Fikret Toksöz konuşmacı olarak katıldığı “Katılımcı Bütçenin Doğrudan Demokrasiye Katkısı” başlıklı panele, Yerel yönetim Kitaplığı Serisi’nin ilk kitabı Şişli Belediyesi tarafından basılan Yvés Cabannes de video konferans yoluyla mesajını iletti.

Konferansın bir diğer panelinde ise daha önce katılımcı bütçe çalışmasını hayata geçiren belediye başkanları, kent konseyleri üyeleri katılarak katılımcı bütçenin doğrudan demokrasiye katkısını değerlendirdiler. Konferans katılımcı bütçenin Şişli’deki işleyişinin aktarılmasıyla sona erdi.

 

113 milyon lira Katılımcı Bütçe olarak ayrıldı

 

Bir yıl boyunca hazırlık çalışmaları devam eden “Benim BÜTÇEM” çalışması kapsamında, 100’den fazla çalışma grubu toplantısı, paydaşlara 12 sunum, 28 kategoride 7 yuvarlak masa toplantısı, 2 gönüllü toplantısı, muhtar ziyaretleri ve 25 mahallede vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği mahalle bütçe toplantıları gerçekleştirildi.

Mahalle Bütçe Komitelerinin her mahalledeki ihtiyaç ve öncelikleri belirlemesiyle oluşan talepler, Şişli Bütçe Konseyi tarafından son hale getirildi. Şişli Belediyesinin 800 milyon tutarındaki 2022 bütçesinin yüzde 14’üne denk gelen 113 milyon TL’lik kısmı, mahallelerden toplanan ihtiyaç ve önceliklere göre Katılımcı Bütçe olarak belirlendi. Bu rakam, ücret ve zorunlu giderler dışındaki 219 milyon TL’lik yatırım ve faaliyet bütçesinin yüzde 51,56’ini oluşturdu.